Bu emirden sonra O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatına bakıldığında, o istikamet O’nda kemaliyle müşâhede edildiği gibi O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) mübarek sakalında ve şakaklarında bir kısım beyaz tüyler belirecekti. Cehennem gibi bin bir hâdise köpürüp sabrın, tevekkülün, Allah’a dayanmanın kahraman ve âbidesi o Zât’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) üzerine gelip çullansaydı, bunların hepsi erir giderdi de O, bu türden olan her hâdiseyi gülerek karşılardı. Zaten o yüce evsâfın biricik kahramanı Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), evinin basılacağı gece bile kat’iyen endişeye kapılmamıştı,[1] ama O, bu âyetle alâkalı şöyle buyurmuştur: شَيَّبَتْنِي سُورَةُ هُودٍ “Hûd Sûresi’ndeki ‘Emrolunduğun gibi istikamette ol!’ âyeti benim iflâhımı kesti ve beni ihtiyarlattı.”[2] Allah (celle celâluhu), bu âyetle Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) doğru bir yol gösteriyor ve âdeta, “Bu doğru yolun âdâbı, erkânı, şerâiti, vecibeleri nelerse, bunları harfiyen yerine getirmek suretiyle, Allah karşısında O’nun seni görmek istediği şekli muhafaza et!” diyordu…